3 Eylül 2010 Cuma

ÇİFT AÇILIM SİSTEMLERİ

DÜNÜ - BUGÜNÜ


Türkiye’de çift açılım sistemleri yabancı Alman üreticilerin tekeli altındaydı. Bu firmalar halen Türkiye’de üretim ve satışlarını sürdürüyorlar. 1985 yılına kadar Alman Roto, Winkhause Türkiye pazarının tamamını ellerinde bulunduruyordu. Bunun yanında MACO, G-U ve SIGENIA ‘da Türkiye’de çift açılım pastasından pay almaya çalışıyorlardı. Özellikle Roto uzun yıllar Pimaş ile flört edip PKD’yi almak için uğraş verdi.
 Yanılmıyorsam bu flört 10 yıl sürdü. Şimdi PÜKAB başkanı olan Sayın Osman Muzaffer Tamer o günlerde Pimaş Kalıp fabrikasının genel müdürüydü. Daha sonra Alman G-U (Gretsch – Unitas Gmbh) devreye girdi. Ve 1999-2000’de Pimaş’ın yan kuruluşu olan PKD’yi ve CORVUS markasını bünyesine katarak Türkiye pazarına girdi. Piyasada yine Alman firmalarının rüzgarı esiyordu. Yabancıya olan düşkünlüğümüz, Almanlarla olan gönül bağımız çift açılım sistemlerinde yerli üretime şans tanımıyor.

Taa ki 2001-2002 yılına kadar. 2001 yılında sayın Ömer İleri yerli çift açılım üretiminin VORNE ‘nin çalışmalarına başlamıştı bile. Rami’deki ileri kalıpçılığın en alt zemin katında öncelikle 500-1000’er adet ispanyolet yapıyordu. O zamanlar PVC doğramalar fazla çeşitli değildi. PVClerde 4500 sistem vardı. Şimdiki gibi çeşit ve teknoloji yoktu. İspanyoletler 7,5 dediğimiz bükümlü olarak yapılıyordu. Profiller buna uygundu. İleri kalıpçılık Rami’de tohumlarını attığı çift açılım üretimine hız vermişti. Bir yandan, baskıyı yapacak kalıpları yaparken diğer yandan montaj atölyesini hazırlıyordu. Montajda kullanacağı perçin preslerini dahi kendisi hazırlamıştı. Onun yanında çift açılım ürünlerini basmak için Abkant denilen boyu uzun dar presler gerekliydi. Vorne zor şartlarda üretim yapıyordu. Maltepe’de Koç Pres Sefer Koç o zamanlarda abkant pres yapmaya çalışıyor. Ömer İleri Sefer Koç’un çalışanı gibi abkant presinin tepelerinde gezer en ince ayrıntısına kadar ilgilenirdi.





İki yıllık bir aradan sonra ileri kalıpçılık “VORNE “markasını piyasaya sürdü. Önceleri piyasanın güvenini kazanmak gerekiyordu. Bunun için yerli piyasanın yabancı ürün sevdasındaki direncini kırmak lazımdı. En küçük atölyeye kadar inerek ürün tanıtım ve montajlarının yapılmasına müşteriye kaliteli ve uygun malzeme sunmaya özen gösteriyordu. Piyasadaki Alman tekelini kırmak çok zordu. Bizim insanımızdan yerli malı ucuz ve kalitesiz imajını silmek daha da zordu. Vorne 2007-2008 yılında zirveye ulaşarak çektiği bütün sıkıntıları unutmuş , hatta ihracatta 500 firma arasına girmeyi başarmıştır.


Bu arada Vorne ile birlikte kurulma aşamasındaki çalışmalarını yürüten bir marka daha vardı. Bu markayı yaratmak için Başkan Kilit Kemal Göngör, Akbulut Plastik,


Aslan Akbulut ve Erkan Özer Çorlu’da bir şeylerin temelini atıyorlardı. Çorlu’da kurdukları bir fabrikada yeni bir çift açılım sisteminin çalışmalarına başlamışlardı. VİNAKS adı altında piyasaya sürülecek olan bu ürün iki yıl içinde deneme çalışmalarını bitirip üretime geçti. PKD’nin CORVUS markasını satmasından sonra piyasada yerli ürün ve marka kalmamıştı VİNAKS’IN kuruluş ve deneme çalışmaları ileri kalıptan daha önce başlamıştı. Ama piyasaya çıkışları aynı yıl içinde oldu. Daha sonra Türkiye’de çift açılım pastasının büyüklüğü gözleri kamaştırmış olacak ki yavaş yavaş yerli üreticiler piyasaya düşmeye başladılar.


Yelken Kalıp Makine Sanayi sayın Bekir Yelken babadan ispanyoletçiydi. Tek açılım ve aksesuar üreterek zaten sağlam bir temelleri vardı. “FORNAX”markası ile çift açılım piyasasında hiç yabancılık çekmediler. Ağır ve emin adımlarla 2006 yılından bu yana ilerlemeye devam ediyorlar.

KALEPENSİSTEM Adı üzerinde KALE grubunun bir kuruluşu. Kilit piyasasının tartışmasız lideri KALE hiçte alışık olmadığı bir kulvarda yarışa girdi. 2001 yılında G-U , PKD ‘yi aldıktan sonra Samandra’ya taşındı. PKD’nin bazı çalışanları ayrıldılar. G-U ile birlikte Samandra’ya gitmediler. Özellikle AR-GE kısmından bir grup PKD çalışanı Kalepen sistem’e geçtiler. Preshane ve montaj çalışanlarından da gidenler oldu. Yani hazır bir beyin takımı ve işçi sahibi olmuştu. Arkasına KALE gurubunun gücünü alan bu ekip acele ar-ge çalışmalarını devraldı. Makinaları İtalya’dan, bu makinalarda çalışan kalıplarıda italya’da yaptırdılar. Alt yapısı sağlam ve çok güçlü bir firma oldular.



GEVİSS kapı ve pencere sektörüne aksesuar üretmek için “Himsan aluminyum ve panjur aksesuarları” himayesinde 2006 yılında başladı.


Ensan Makine Kalıp “ENDOW” markasıyla kendine yer bulmaya çalışırken arkasından yine yerli bir marka daha geliyordu. 2008 yılında temelleri atılan WİNEDA Özellikle gizli menteşe üretimi ve bu gizli menteşedeki 160 derecelik açılımıyla lanse edilen wineda son yerli marka olarak piyasada yer edinmeye çalışıyor.



Ticaret hayatı iniş ve çıkışlarla dikenli bir yol, zorlu bir maraton. İşte bu zorlu maratonda 2005-2006 yıllarında Vinaks piyasadan çekildi. Tüm alt yapısı ve teknolojisi değiştirildi. Ürün yenilendi. Tamamen yepyeni bir ürün hazırlandı. Müşterilerinin istek ve görüşleri doğrultusunda makine parkuru yenilendi. Otomasyona ağırlık verildi ve yepyeni bir ürün ortaya çıktı. 2006 yılında VHS ismiyle yeni bir çift açılım markası doğdu. Tamamen otomasyona döndürülen montaj hattı ile yepyeni ve en kısa- en uzun boyu dahi aynı anda bitmiş olarak üreten abkant makinaları ile üretime başladı. Ve kısa zamanda tecrübelerinin meyvelerini yemeye başladı. VHS şu anda piyasada en çok tutulan ve tercih edilen bir marka. Kaliteden ödün vermeyen yaklaşımıyla piyasadaki yerini perçinlerken müşteriye güvenilir ve sağlam, uzun yıllar kullanabileceği ürünler sunmanın keyfini çıkarıyor.




Ticaret iniş ve çıkışlı demiştik ya. İşte bu iniş ve çıkışlardan etkilenen bir Alman firması da oldu. G-U… G-U (Gretsch –Unitas yapı elemanları) Türkiye’deki yatırımlarına ve üretimine son verdi. Türkiye’ye 1998 yılında giren Alman firması ilk önce yurt dışından gelen yarı mamül ürünlerin Türkiye’de montajını yaptı. Kartal Samandıra’da kurduğu bir ekiple ürünleri montaj edip satışa sundu. Yine Almanya ve Fransa’daki fabrikalarından gelen ticari ürünlerin satışını da gerçekleştiriyordu. Sonra Pimaş’tan corvus markasını alınca Samandıra’da şimdiki adıyla Sancaktepe’de fabrika alarak satış ve montaj üretimini burada yapmaya başladı. Fransa ve Almanya’dan gelen ürünler İzmir’de Ege eloksal adlı firmada kaplama işlemleri yapıldıktan sonra İstanbul’a montaj için geliyordu. Yeni kurulan montaj hattında montajı yapılan ürünler PKD’nin bayileri vasıtasıyla piyasaya sürülüyordu. G-U’nun PKD’yi almasındaki amaç bayilerinin yurtiçine yayılmış ve hazır olmasıydı. Pimaş kendi markası adı altında güçlü bir yapılanma ile bayilerini oluşturmuştu.


Fransa’dan gelen kilitler montaj edildikten sonra satışa girerdi. Kilit yapıları çok güzeldi. Şu anda piyasada kullanılan ispanyolet kilitli kapılarda o kilitlerin izleri var.


Ve nihayet 2009 yılında yaşanan ekonomik krizle birlikte G-U Almanya Türkiye’deki üretimine son verdi. Ticari ürünlerin satışına Türkiye’de yine kaldıkları yerden devam edecekler. Yani 1998-1999 yıllarında Türkiye pazarına ticari ürün satışıyla giren G-U Almanya , yine ticari ürün satışına başladı.


2009 geçtikten sonra kimlerin kalıp kimlerin gideceğide belli olacak. Toz duman içinde geçen 2009 yılının üzerinden toz bulutları kalkınca bazı gerçekler inşallah içimizi yakmaz. Hayatında ispanyolet üretiminden başka bir iş yapmamış biri olarak, dileğim bu yılı çift açılım üreticileri en az zararla atlasınlar. Yine eskisi gibi tatlı bir rekabet ortamı içinde devam etsinler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder